top of page

Kalsiyum Hidroksiapatit ve Poli-L-Laktik Asit: Etkileri Ne Zaman Başlar, Aralarındaki Fark Nedir?

2 dakika önce
2 dakikada okunur

Medikal estetikte artık amaç yalnızca bir çizgiyi doldurmak ya da yüze hacim vermek değil. Günümüzde cildin kendi yenilenme kapasitesini destekleyen, zaman içinde kolajen üretimini artırmayı hedefleyen biyostimülan yaklaşımlar da önemli bir yer tutuyor. Bu grupta en çok konuşulan iki içerikten biri kalsiyum hidroksiapatit, diğeri ise poli-L-laktik asittir.


Her iki içerik de cildin kendi dokusuyla çalışmayı hedeflese de etkilerinin ortaya çıkış şekli aynı değildir. Bu nedenle “hangisi daha iyi?” sorusundan önce “hangi etkiyi, ne kadar sürede ve hangi bölgede istiyoruz?” sorusunu sormak daha doğru olur.


Kalsiyum hidroksiapatit nasıl çalışır?


Kalsiyum hidroksiapatit, insan vücudundaki mineral yapıya benzeyen mikroskobik parçacıklardan oluşur. Estetik uygulamalarda bu parçacıklar taşıyıcı bir jel içinde bulunur. Uygulama sonrasında taşıyıcı jel erken dönemde bir miktar yapısal destek ve dolgunluk sağlayabilir. Daha sonraki haftalarda ise asıl biyolojik süreç ön plana çıkar.


Kalsiyum hidroksiapatit parçacıkları çevresindeki hücreler için bir tür iskele görevi görür. Cildin bağ dokusunda bulunan fibroblastların yeni kolajen ve elastik lif üretmesini destekleyen bir ortam oluşur. Bu nedenle ilk görülen etki ile birkaç ay sonra ortaya çıkan cilt kalitesi değişimi birbirinden farklı iki aşama olarak düşünülebilir.


Kısacası kalsiyum hidroksiapatit, “hemen görülen yapısal destek + zaman içinde gelişen biyostimülasyon” özelliğiyle dikkat çeker.


Poli-L-laktik asit nasıl çalışır?


Poli-L-laktik asit biyolojik olarak parçalanabilen bir polimerdir. Uygulama sırasında görülen ilk dolgunluğun önemli bir bölümü kullanılan sıvıdan kaynaklanır ve kısa süre içinde azalabilir. Asıl hedef, takip eden haftalar ve aylarda cildin kendi kolajen üretiminin kademeli olarak artmasıdır.


Bu nedenle poli-L-laktik asit uygulamalarında değişim genellikle bir anda ortaya çıkmaz. Yüzün ve cildin zaman içinde, yavaş ve kademeli biçimde toparlanması hedeflenir. Birden fazla seans planlanabilmesinin nedeni de bu biyolojik sürecin zamana yayılmasıdır.


Etki ne zaman başlar?


İki yaklaşım arasındaki en kolay anlaşılır fark zamanlamadır. Kalsiyum hidroksiapatit içeren uygulamalarda taşıyıcı jel nedeniyle erken dönemde bir destek hissedilebilir; biyostimülan etki ise haftalar içinde gelişir. Poli-L-laktik asitte ise gerçek değişimin büyük bölümü yeni kolajen oluşumuna bağlıdır ve bu nedenle daha yavaş fark edilir.


Her iki yöntemde de cildin yenilenme süreci tek bir günde tamamlanmaz. Kollajen üretimi ve yeniden yapılanma haftalar ve aylar boyunca devam edebilir. Sonucun süresi; kullanılan teknik, uygulama bölgesi, kişinin yaşı, cilt yapısı ve yaşam tarzı gibi birçok faktöre bağlıdır.


Hangisi kimler için düşünülebilir?


Kısa sürede yapısal destek görmek isteyen kişilerde kalsiyum hidroksiapatit temelli seçenekler değerlendirilebilir. Daha yavaş ve kademeli bir kolajen yapılanması hedeflenen kişilerde poli-L-laktik asit içeren protokoller gündeme gelebilir. Ancak yüzün her bölgesinde aynı içerik kullanılmaz ve her kişi için aynı yaklaşım uygun değildir.


En sağlıklı planlama; yüz anatomisi, cilt kalitesi, hacim kaybının düzeyi ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilerek yapılır.


Sonuç


Kalsiyum hidroksiapatit ve poli-L-laktik asit aynı hedefe giden iki farklı yol gibi düşünülebilir. Biri daha hızlı başlayan yapısal destekle birlikte biyostimülasyon sağlarken, diğeri daha yavaş ve kademeli bir kolajen yapılanması hedefler. Her ikisinde de amaç yüzü değiştirmekten çok, doğru hastada cildin kendi yenilenme kapasitesinden yararlanmaktır.


Bu uygulamalar ve kişiye uygun seçenekler hakkında ayrıntılı bilgi almak için Sakarya Serdivan’da bulunan Dr. Mehmet Yavaş Kliniği’ne başvurabilirsiniz.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


Abonelik Formu

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

0544 273 48 93

©2021, drmehmetyavas tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page